Çisel Onat: “Başına doğrulttuğun silahı bir kereden fazla ateşleyemezsin. Aşk tam da budur!

Söyleşilerimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Biliyorsunuz daha önce; Ali Lidar, Harun Atak, Pemra Oğuz, Dilek Erkılınç, Oğuz Bal, Batuhan Dedde, Aytuğ Akdoğan ile söyleşi gerçekleştirmiştik. Bu keyifli sohbetlerimize linkten http://on.fb.me/XsqHeJ ulaşabilirsiniz.

Bu haftaki konuğumuz “Sevişmenin Hiçbir Riski Yoktur İçinde Aşk Yoksa” ve “İki Satır Aşk” kitaplarının yazarı Çisel Onat

O, hem aşkı ve ayrılığı yazan güzel bir kadın, hem pop dünyasının önemli isimleriyle çalışan ekibin en önemli ismi ve de Murat Boz’a şarkı sözü verebilen bir söz yazarı. İşte biz de on parmağında on marifet olan Çisel Onat’ la edebiyat, müzik, hayat ve aşk hakkında keyifli bir söyleşi yaptık. Lafı uzatmadan sizi Çisel Onat ile baş başa bırakıyoruz.

Görsel

Okur Yazar – Çisel Onat

OKURYAZAR: Okur Yazar takipçilerine kendinizden, bizim bilmediğimiz Çisel Onat’tan bahseder misiniz biraz? Çisel Onat’ın hikâyesi? Neler yaptı bunca zaman? Nasıl bu noktaya gelebilmiştir?

ÇİSEL ONAT: Yazan kimliğim ilkokulda yazdığım ve ödüller aldığım kompozisyonlar sayesinde şekillendi. Bir gün mutlaka yazarak yaşayacağımı biliyordum o zamanlarda bile… Çok aktif, son derece sosyal ama bir o kadar da çok ders çalıştığım bir öğrencilik hayatım oldu. Ne istediysem eğitimim konusunda, çoğunu elde edebildim diyebilirim. Müjdat Gezen Sanat Merkezi Şan-Solfej bölümü mezunu oldum lise eğitimim devam ederken. Sonra Bilkent Üniversitesi İngilizce Türkçe tercümanlığı bitirdim. Çeviriler, yazılar, bir yandan da hayatın akışıyla yaşıyorum…

OKURYAZAR: Şiirleriniz, yazılarınız ve kitabınız. İnsanlar Çisel Onat’ı okuduklarında kendilerinden bir şeyler buluyorlar, sizi takip ediyorlar. Bütün bunları nasıl başarıyorsunuz. Yıllar önce geldiğiniz noktayı hayal etmiş miydiniz?

ÇİSEL ONAT: Kitaplarımda, şiirlerimde ve yazılarımda paylaştıklarım hep hayata ve bazen de hayale ait şeyler… İşin özü; yaşadım aslında… Yaşadım, hissettim, biriktirdim ve samimiyetle yazdım… Okuyanlar da bu samimiyeti sahiplendiler ve gitgide birbirimize alışıyoruz… Çok güzel mailler, mesajlar alıyorum okurlarımdan, yazdıklarımla ağlıyorlar, gülüyorlar, umutlanıyorlar hayata dair ne varsa bir şeyler buluyorlar. Bunu çok seviyorum. Ruhlarına dokunabilmek çok özel bir hediye benim için… Bulunduğum noktaya en başta da belirttiğim gibi çocukluk döneminden beri yazarak geldim. Ki henüz bulunduğum yer sadece bir nokta, üzerine bir çubuk daha ekleyerek onu bir ünlem haline getirmek gerek… Hedefim daha çok insana ulaşabilmek…

OKUR YAZAR: İlk kitabınız: “Sevişmenin Hiçbir Riski Yoktur İçinde Aşk Yoksa” ve “İki Satır Aşk” sonrasında. Bütün bu cümlelerin ardında güzel bir kadın Çisel Onat! Anlatır mısınız biraz bize? Kitaplar? Nasıl anlatırsınız, insanlar neler bulacak, buluyorlar? Ve yeni projeleriniz olacak mı?

ÇİSEL ONAT: Öncelikle güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Böyle şeylerden çok utanıyorum. Hemen yanaklarım kızarıveriyor ama bunun yanında da “Sevişmenin Hiçbir Riski Yoktur İçinde Aşk Yoksa” isminde bir roman yazabiliyorum. İşte aslında ben beni yazının içine saklıyorum. Kelimeler yazıldıklarında sesten daha kalıcı oluyorlar. Belki de bu hayata katmak istediğim şey bu… Kalıcı ama hep iyi işleriyle anılan biri olarak yaşamak… Yeni projelerim var elbette. Hatta yazılmaya başlanmış 3 ayrı proje var ama sanırım İkizler burcu insanı oluşumdan da kaynaklanan bir karmaşıklığım var ki bazen bir sürü elim bir sürü gözüm olsaydı da hepsini aynı yazabilseydim diyorum. Yakında paylaşacağım sizlerle yeni kitaplarımı da…

OKUR YAZAR: Müzik sektöründe basın danışmanlığı da yapmaktasınız ve müzikle olan bağlarınız, projelerinizden bahseder misiniz?

ÇİSEL ONAT: Ben konservatuarı bırakıp Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde eğitim alıp okulu bitirdim. Klasik hikâyeler belki ama çocuk yaşlarımda başlayan bir müzik sevdam var. Ailemden genlerle de aktarılmış bir durum bu belki de… Çünkü evimizde hiç müzik eksik olmaz, babam maaşının yarısı ile mutlaka kaset, ses sistemleri, müzik aletleri alırdı. Beraber Org çalardık kaydederdik. Annemin inanılmaz güzel bir sesi vardır. Ben de şarkı söylemeyi çok seviyorum. Yalnızken. : ) Biri şarkı söyle dediğinde kabuğuna kaçan kaplumbağa gibi oluveriyorum. Ben de bu aşkımı işin mutfağında çalışmaya başlayarak tatmin ediyorum. 2005 yılında Aykut Gürel ve Seden Kutlubay’ın firmasında basın danışmanlığı yaparak başladım. Sadık Karan, Seden Gürel, Keremcem, Can Şengün gibi kıymetli isimlerle çalıştım. Ve sonrasında hayatımın en güvenilir, en dürüst, en özellerinden biri olan Sadık Karan ile hiç ayrılmadan devam ediyoruz. 4. albümü YENİ’nin süpervizörüyüm. Basın danışmanlığını yapıyorum. Biz hiç ayrılmadan 10. senemize doğru yaklaşıyoruz. Çok kıymetlidir Sadık. Özel bir adamdır. Sadık Karan’ın ‘Aman’ albümünde ortak bir şarkımız var. Doğum Günü Şarkısı… En son olarak da Murat Boz’un son albümünde ‘Aşkın Suçu Yok’ isimli bir şarkım var. Çalışmalara devam…

OKUR YAZAR: Peki size göre yazmak, yazarlık nedir? Ve ne itmiştir sizi yazmaya? Ne zaman başladınız? Yaşamınızdaki esin kaynağı kim olmuştur?

ÇİSEL ONAT: Yazarlık kelimelere his verme işi… İçinizdeki duvarı bir tek kelimelerin aşabildiği bir iş… Ben hayatım boyunca sürekli okudum ve yazdım. İlk olarak uzun metinler yazmaya ilkokulda başladım ve ilk 1.lik ödülümü de ilkokulda aldım. Yaşamın ta kendisi bir ilham aslında. Sadece görmek ve hissine inebilmek lazım…

OKUR YAZAR: Ya şiir? Kelimelerinizi şiir olarak da bizlerle buluşturduğunu biliyoruz, şiir sizde nasıl bir kayboluş?

ÇİSEL ONAT: Şiir ‘neyse’, ‘peki’, ‘boşver’ gibi altı çokça dolu olan kelimelerin altyazısı aslında. Şiir yazarken çok eğleniyorum aslında. Dizelerin birbirini takiplerini ve beynimdeki hareketi kalbimdekiyle birleştiriyorum. Bir Neruda, bir Nazım Hikmet, bir Cemal Süreya, Murathan Mungan olmak kolay değil…

OKUR YAZAR: Peki yazarlık ve müzik derken aynı zamanda Bilkent çevirmenlik mezunusunuz. Süregelen serüven neler getiriyor size, nelere faydası oldu, oluyor ya da? Nereye varır bu süreç? Planlarınız, hayalleriniz?

ÇİSEL ONAT: Bilkent Üniversitesi Uygulamalı İngilizce Türkçe Çevirmenlik Bölümü mezunuyum. Dil bilmek ve bir de üstüne uzmanlaşmak çok önemli. Gerçekten de bildiğin dillerin kültürlerini de alıyorsun ve zenginleşiyorsun. Bilkent benim için önemli bir süreçti. Zordu. Yine gel deseler gider okurum. Yani öyle baba parasıyla okunur biter denildiği gibi bir okul değil. Şu an aile şirketimizde tüm yukarıdakilerin yanısıra aynı zamanda da ihracat müdürü olarak çalışıyorum.

OKUR YAZAR: Digital medya bir başka tabirle sosyal medya hakkında neler düşünüyorsunuz?

ÇİSEL ONAT: Bunun için bana özel bir tartışma programı yaptırılmalı aslında : ) ama kısaca digital medya bir yanda maneviyatı kuruturken bir yanda da çağın gerekliliklerini filizlendiriyor. Ben doğru ve limitli kullanıldığında çok etkili olabildiğine inanıyorum. Tabii şunu unutmamak lazım; klavyenin ve ekranın arkasına sığınarak komplekslerini insanlara yansıtıp, insan rolü yapmanın da bir anlamı yok. Evet o ekrandaki isimler sizi görmüyor olabilir ama kafanızı yukarı kaldırdığınızda sizi her an gören o gücü unutmadan yaşayın her ne yapıyorsanız yapın… Benim de sosyal medyada halihazırda iki hesabım var. Merak edenler için: Biriwww.facebook.com/ciselonat diğeri dewww.twitter.com/CiselOnat

OKUR YAZAR: Çisel Onat kimleri yetenekli ve başarılı buluyor aynı zamanda sosyal platformlarda?

ÇİSEL ONAT: Twitter üzerinde muhalif ince dokundurmalar yapan bazı arkadaşlar var. İsimleri tek tek aklımda değil ama genellikle duyarlı ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan utanmayan insanları takip ediyorum.

OKUR YAZAR: Twitter günümüzde doğru kullanıldığında çok yararlı kanısına katılıyor musunuz? Sonuçta dünya üzerinde devrimler sosyal medyadan başladı. Ve edebiyatın geleceğinin digital platformlarda olacağını düşünüyor musunuz?

ÇİSEL ONAT: Twitter’ı seviyorum. Anlık her durumun habercisi ve haber alıcısı olabiliyorsunuz ama dediğiniz gibi DOĞRU kullanılırsa… Çünkü yalan haberler, asılsız ölüm haberleri vs. bunlar tehlikeli şeyler. Neden yaparsın ki mesela. İnsanların aileleri bu tür bir habere rastladıklarında neler yaşıyorlar düşünülmüyor. Twitter Facebook’a göre daha samimiyetsiz, egoların daha yüksek olduğu, komplekslerin daha yoğun ortaya konduğu bir ortam. Biz de devrim mevrim olmaz. Bir iş yapıyorsun, güzel kaliteli, doğru düzgün, emek vererek bir şey koyuyorsun ortaya. Paylaşıyorsun. Bir bakıyorsun 10000 küsür takipçinden sadece seni hiç tanımayan 3-5 kişi destekliyor. Yemişsin, içmişsin, dert paylaşmışsın arkadaşlarınla, onların hiçbiri yok. Nedense o ara online olmuyorlar ama aranızda 2 dakika var tweet atıyor gibi gibi Sadık Karan’ın Kalk Gidelim şarkısındaki gibi bir sürü “samimiyetsiz samimiyetler ne gerek varsa şu ömürde” durumu… Yani biz elitiz, asiliz, yok en iyi biziz derken birbirimizin kuyusunu kazarken birileri kolkola her devrimi yaptı. Bizden bir şey olmaz. Edebiyatın digitalleşmesine karşı koyamayacağımı biliyorum ama destekçi değilim. Ben kağıdı kalemi seviyorum. Vazgeçmem zor.

OKUR YAZAR: Bir Pucca örneği var ve arkası geldi. Şimdi herkes blogger, herkes twitter ünlüsü, herkes yazar olma hevesinde?

ÇİSEL ONAT: Bu ülkede başarının yolu halkı iyi tanımaktan geçiyor. Aşk, trajedi, ihanet, seks, futbol ve din… Bu ülkede ele geçiremeyeceği, ilgisini çekemeyeceği çok az insan var bu başlıkların. Bunları bilip ona göre yazarsan okunuyorsun ama ne kadar samimisin ne kadar gerçek ve kalıcısın onu tartışırım. Herkesin her şey olabildiği bir ülkede yaşıyorum ben. Çok tuhaf. Şimdi ben kalkıp futbolcu olabilir miyim, doktor, avukat; hayır. Yazmak, müzik yapmak çok kolay gibi görünüyor bu ülkede çünkü bunlar hobi kategorisine giriyor. Twitter ünlüsü olsan ne olur, üç gün sonra başka bir şey çıkar onun ünlüsü olursun. Yazsın herkes. Yazar olsun. Şarkıcı olsun bir denesin hiçbirinin kolay olmadığını. Zaman elekte kalanları gösteriyor zaten…

OKUR YAZAR: Çisel Onat en çok hangi yazarları okuyor? Hangi tür kitapları okumaktan hoşlanıyor? Kitap seçerken belirli bir tarzınız var mı mesela?

ÇİSEL ONAT: Bugünler de Benazir Bhutto’nun kendi kaleminden hayatını okuyorum. İnanılmaz bir hikaye. Hayatımda okurken ağladığım ilk kitap Khaled Hossein’in Uçurtma Avcısı. Selim İleri’yi çok seviyorum. Can Yücel ve Cemal Süreya, Pablo Neruda vazgeçilmezlerim. Fantastik romanları pek sevmem. Biyografiler çok ilgimi çekiyor. Gerçeğe yakın yazılmış hikayeleri seviyorum.

OKUR YAZAR: Çağdaş Türk Edebiyatı, Türk şiiri hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

ÇİSEL ONAT: Ben çok keyif alıyorum okurken de buna fırsat vermiyorlar. Şiir yazıyorsun, toplayıp bir yayınevine gidiyorsun “yok ya şiir satmıyor bu ülkede” diyerek geri çeviriyorlar. Neden satmıyor? Can Yücel, Nazım Hikmet, Cemal Süreya, Ümit Yaşar Oğuzcan, Orhan Veli daha kıymetli bir sürü şairin ardından gelen genç şairler yok mu yani? Onlarla kapandı mı şiir dönemi. Sen yayınlamazsan, şans tanımazsan nasıl okunsun, nasıl ulaşıp satılsın? Şiir satmazmışmış. Hadi ya. Çok kızgınım bu konuda. : )

OKUR YAZAR: Yazarlık bu ülkede bir kariyer olabilir mi sizce?

ÇİSEL ONAT: İşte bir önceki sorudan sonra iyi oldu bu soru. Olabilir tabii ki, neden olmasın ama zorlu bir süreç. İnsan biriktirmekle alakalı bir durum. Bir de tabii aslında yan kariyer olabilir demeliyim çünkü başka bir geliriniz olmadan sadece yazarlıktan para kazanabilmeniz için yine ya popüler işler yapacaksınız ya da sizi birkaç kişinin önüne hoooop diye alıp koyacak bir ahbabınız olmalı… Anlatabildim mi? : )

OKUR YAZAR: Kendi kitaplarını yayınlatmak isteyenlere tecrübelerinizden yola çıkarak, tavsiyeleriniz?

ÇİSEL ONAT: Kesinlikle üste para vererek çıkartmasınlar kitaplarını. Geri kalan her şeye para harcayabilirler belki ama asla ve asla yayıncıya şu kadar para verip kendi bastırmasın derim. En azından benim için olmaması gereken bir şey bu.

OKUR YAZAR: Başucu saydığınız kitaplar ile en son okuduğunuz kitaplar neler desek?

ÇİSEL ONAT: Biraz evvel de demiştim. Şu sıralar Benazir Bhutto’nun yaşam hikayesini okuyorum. Okunmalı! Bazen iki üç kitabı bir arada okuduğum da oluyor. Öyle bir dönemdeyim bu ara. Bir yandan da çevirmen olduğum için İngilizce kitapları ihmal etmiyorum. Lawrence Durrell’in The Alexandria Quartet’ini okuyorum. Doğumgünümde herkesten bir tek kitap almasını isterim. Bu benim hayatım.

OKUR YAZAR: Hangi tür müzikler dinliyorsunuz? En sevdiğiniz şarkıcılar?

ÇİSEL ONAT: Her şeyi dinlerim kulağım ve ruhumun kabul ettiği yere kadar. Bir yandan da müzik işinin içinde olduğum için buna mecburum da. Sakinleştirici, ruhuma gerçekten iyi gelen, beni düşündüren, ilham veren müzikleri tercih ediyorum. Barbara Streisand ve Phil Collins benim için özel sesler. İlk romanımda da yer alıyorlar. Dire Straits, Oysten Sevaq, Eric Clapton, Al di Meola vazgeçemediklerim çocukluğumdan beri. Zuhal Olcay yorumlarına bayılırım. Ayrıca Sezen Aksu konusundaki deliliğim meşhurdur. Dediğim gibi her şeyi dinliyorum. Ofiste çalışırken www.jazzradio.com açıktır hep. Mesela şu an röportajı cevaplarken Cibelle dinliyorum.

OKUR YAZAR: Soğuk bir akşamda, sıcak bir ev kahveniz ayaklarınızı uzattığınızda tekrar izlemekten bıkmayacağınız filmler?

ÇİSEL ONAT: 2005 Hint-Amerikan ortak yapımı BLACK isimli bir film var. İlk ağladığım filmdir. Aşığıyım. Ayrıca Bridget Jones serisinden asla vazgeçmem. En son Argo’yu izledim. La Rafle diye bir film var. O da müthişti. Yalnız bir şey var ki Hababam Sınıfı, Gırgıriye ve Neşeli Günler benim için bu sorunun en dürüst cevabı olur. Şanslıyım ki o filmlerle büyüdüm : ))

OKUR YAZAR: Çisel Onat aşkı yazan güzel bir kadın! Peki aşkı nasıl tanımlıyor? Aşk diye bir şey var mı? Aşık mı?

ÇİSEL ONAT: Öncelikle teşekkür ederim. Aşkı ben mi güzel yazıyorum okuyanlar mı güzel hissediyorlar bence bu ortak bir eylem… Cüneyt Asi Duru ile beraber yazdığımız “İki Satır Aşk” kitabımızda bir cümlem var aşkın tanımı ile ilgili; “Başına doğrulttuğun silahı bir kereden fazla ateşleyemezsin. Aşk tam da budur!” Aşk altın vuruş gibi… Sonrakiler ilki gibi olmuyor. Hep bir duvar, hep bir güvensizlik, hep bir korunmalıkla seviyorsun. Aşk bir kere oluyor bence, yürüyorsa sevgiye dönüşüyor. Yürümüyorsa bitiyor. Murat Boz’a verdiğim şarkıdaki gibi “Aşkın suçu yok, kalbin yeteneksiz!” Aşk diye bir şey var elbette. Buna ben yok dersem haksızlık ederim ilham perime… Âşık mıyım? Kalbimle beynim arasında bir yerdeyim. (Nasıl ama geçiştirebildim mi soruyu?) : )

OKUR YAZAR: Eh geçiştirdiniz sayalım  Peki, Çisel Onat 10 yıl sonra kendini nerede görüyor desem?

ÇİSEL ONAT: Hala aynı hevesle yazabildiği, yazdıklarının aynı beğeniyle okunabildiği, kitaplarının üzerine kitaplar koyabildiği bir yerde… Ha bir de filmlerdeki gibi merdivenle çıkılan yüksek ahşap raflı kütüphanesinin olduğu bir evde huzurlu bir hayatın içinde görüyorum kendimi… Öyle olmasını diliyorum!

OKUR YAZAR: Sizi takip edenlere söylemek istedikleriniz? Bundan sonraki hedefleriniz?

ÇİSEL ONAT: Çok güzel mesajlar, mailler alıyorum. Kendilerini yazdıklarımda bulduklarını söylüyorlar. Bu benim için en büyük mutluluk. Dokunabiliyorsam ruhlarına ne mutlu bana… Umarım uzun yıllar kelimelerle, sayfalarla ulaşabilirim onlara ve onlar da beni okumaya devam ederler. Daha ne olsun ki…

OKUR YAZAR: Son olarak Okur-Yazar sayfası kültür sanat portalları alanında yepyeni bir heyecan katmak için yola çıkan bir oluşum. Okur-yazar sayfasını takip edenlere mesajınız?

ÇİSEL ONAT: Sayfanızı uzun zamandır takip ediyorum. Çok güzel, hasret kaldığım bir yapısı var. Uzun cümlelerime rağmen şu son satıra kadar sabırla okuyan herkese tüm okurlarınıza ve kıymet verdiğiniz için size de çok teşekkür ederim. Gerçekten yaşanabilecek bir barış ve sanata daha çok değer verilen özgür bir ülkede yaşayabilmeyi diliyorum hep birlikte aramıza tepedekiler girmeden… Okuyarak, öğrenerek ve öğreterek!

OKUR YAZAR: Biz de size çok çok teşekkür ediyoruz Çisel Hanım ve sonsuz başarılar diliyoruz…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s