Pemra Oğuz: İnsanlar, yapmaktan utanmadıkları ‘şeyleri’ okumaktan da utanmasınlar

Okur Yazar; önce Ali Lidar ile başlattığı, Harun Atak ile sürdürdüğü söyleşi yolculuğuna, bu hafta “Utanmazlık Mahareti” kitabı ile hayatımıza giren, şiirin sıra dışı ismi Pemra Oğuz ile tam gaz devam ediyor. Lafı uzatmayalım, buyrun söyleşimize…

Görsel

OKUR YAZAR: Sizi bilmeyenler, tanımayanlar için takipçilerimize Pemra Oğuz’dan bahseder misiniz biraz?

PEMRA OĞUZ: En zor olanı insanın kendini anlatma çabasıdır. Kimileri bayılır buna ama ben sözü şiire bırakıyorum. Yani aslında tam bir “Utanmazlik Mahareti”yim. Merak edenler cevabı kitabımda bulabilirler.

OKUR YAZAR: Utanmazlık Mahareti kitabınız çıktı ve hakkında iyi şeyler duyuyoruz. Biraz anlatır mısınız okurlarımıza Utanmazlık Mahareti’nin hikayesini…

PEMRA OĞUZ: Utanmazlık Mahareti, yaşanmışlıklardan, empatiyle yoğrulmuş çıkmazlardan ıralanma, uyuşturucu, seks ve iktidarın köleleştirdiği ruhlara istifra biçimimdir. Şiirimin asıl öznesi, konusu, asıl nesnesi insandır ve bu temelde erotizm kaçınılmazdır.

OKUR YAZAR: Edebi hayatınızda desteği olan isimler var. Bedri Baykam, Fuat Çiftçi başta olmak üzre. Nasıl gelişti, biraz anlatır mısınız ve bu sizde nasıl bir sorumluluk hissettiriyor?

PEMRA OĞUZ: Bedri Baykam! Çok büyük bir değerdir. Şiirime ilk inanan, ilk elini uzatan, sonsuz saygı ve sevgi beslediğim bir dost bir sanatçıdır. 2 sene önce düzenlediği Şehvetin Tadı Sergisi’nde resimlerle beraber şiirlerimi de sergileyerek ve kitabımın arka kapak yazısını büyük bir içtenlik ve samimiyetle yazarak bana olan desteğini göstermekten hiç kaçınmamıştır.

Kitap yolculuğumda ise, Şiiri Özlüyorum Dergisi’nin mütevazi sahibi Fuat Çiftçi’nin bana hem dergisinde şiirlerime yer vererek hem de şu an ki yayın evim Venedik Yayınları’nın sahibi Harun Atak’ la yollarımızı kesiştirerek ve şiir üzerine yaptığımız sohbetlerle bana katkısı büyüktür. Bu vesile ile ismi geçen herkese buradan tekrar teşekkür etmek isterim. Önemli olan inandığınız yolda size de inanan insanlarla yürüyebilmektir. Bu yönden kendimi çok şanslı hissediyorum.

Bu isimlerin benim üzerimde yarattığı sorumluluğa vereceğim güzel cevap ikinci kitabım, yolda.

OKUR YAZAR: Peki Pemra Oğuz’un “hayatını değiştiren” etkilendiği şair/yazarlar kimler desek?

PEMRA OĞUZ: Elbette çok önemli isimler var. Marquise de Sade, Charles Bukowski, Andre Breton, Küçük İskender, Enis Batur, Edip Cansever, Charles Baudelaire, Arthur Rimbaud aklıma gelen ustalar.

OKUR YAZAR: Sosyal medya edebiyatı ilgi hakkındaki düşünceleriniz? Yetenekli bulduğunuz, sosyal medyada yazılarını okuduğunuz isimler var mı?

PEMRA OĞUZ: Antoloji anlamında sanal mecrada takip ettiğim kimse yok. Kitaplara ve dergilere sadık kalanlardanım.

OKUR YAZAR: Dergilerde şiirleriniz yayımlanıyor. Nerelerde okuyabilirz, bahseder misiniz ? Bir de nasıl görüyor basılı mecranın geleceğini, Pemra Oğuz?

PEMRA OĞUZ: Dergilerin bir kısmını yazar-konu içeriğinde kısır döngü içinde buluyorum. Gelenekselciliğe bağlı yenilikçilikten uzaklar. Edebiyatta ki “mafyacılık” ve “kollanacılık” artık itici bir hal almış durumda. Herkes birbirine silahını kalemiyle çekerken maalesef kan görmüyorsunuz diye can kaybetmediğimizi sanmayın. Bu yüzden sıkı takipçisi olduğum dergiler dışında diğerlerine raflarda göz atıp geçiyorum, tıpkı onların bir çok genç şair adaylarına yaptıkları gibi.

OKUR YAZAR: Size yön veren ve başucu saydığınız kitaplar ile en son okuduğunuz kitaplar desek?

PEMRA OĞUZ: Uzun bir listem olacak merak edenler için;
Başucu kitaplarım; Frederich Nietzsche – Böyle Buyurdu Zerdüşt / Charles Baudelaire – Kötülük Çiçekleri / Charles Bukowski – Kadın / Kosinski- Boyalı Kuş / Marquise de Sade – Kötülükle Kamçılanan Kadın, Sodom’ un 120 günü/ Alain de Botton – Felsefenin Tesellisi / Jean Paul Sartre – Uyanış, Varlık ve Hiçlik / Küçük İskender – Periler Ölürken Özür Diler, Bir Delinin Ot Defteri / Virgine Despentes – Düz beni / Paul Verlaine – Erotik Şiirler.

En son okuduklarım; Dahiler ve Aşkları – Özcan Erdoğan / Yağmur Kızı Böyle Diyor – Lale Müldür / Arkadaşım Orhan Kemal ve Mektupları – Fikret Otyam / Modernleşme ve Modern Türk Şiiri – Metin Cengiz / Sanatın Felsefesi Felsefenin Sanatı – Mehmet Yılmaz / Tanrı Yanılgısı – Richard Dawkins

OKUR YAZAR: Klasik sorumuz ama Pemra Oğuz 10 yıl sonra kendini nerede görüyor?

PEMRA OĞUZ: Tanrı cömert davranır ve ben 10 yıl daha yaşarsam, ruhumun hayalarıyla oynadıkça “birileri” zihinsel kasılmalarım ağzımdan hep şiirle boşalacak.

OKUR YAZAR: Pemra Oğuz’u sanata dair derin bakış açısıyla, hayatımıza giren; dizeleriyle aşkın ve cinselliğin içinde kayboluşlar ararken, kendi ritüelinde; sert söylemleriyle içindeki acıyan yanlarını bizlere gösteren bir şair olarak tanımaya başladık. Sizi takip edenlere sizin söylemek istedikleriniz neler? Bundan sonra neler bulacağız yazılarınızda?

PEMRA OĞUZ: Hep söylediğim gibi; Aşina olunanı aykırı bir dille sunuyor olmam bir seçim ama kurgu asla değildir. Ben işe okuyucunun dört duvarından birini yıkmakla başladım. Şiirimde erotik imgelere rastlamak mümkünken bundan rahatsız olan kesimde çok fazla. Şiirimle o zihniyete diş göstermeye ve erotik imgelere semptom muamelesi yapanlara orta parmak kaldırmaya devam edeceğim!

OKUR YAZAR: Son olarak Okur Yazar sayfası olarak, sizin dizelerinizi, sözlerinizi takipçilerine duyuran bir sayfayız. Bu bağlamda, Okur yazar sayfasını takip edenlere mesajınız?

PEMRA OĞUZ: Öncelikle bu söyleşi ile kendimi ifade etmem fırsat verdiğiniz için size teşekkür ediyorum. Okur yazar sayfanızdaki paylaşımları ilgiyle takip ediyorum ve tüm okuyucularıma yapmaktan utanmadıkları ” şeyleri ” okumaktan da utanmamalarını öneriyorum.

Okur YAZAR: Biz de vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ediyoruz ve edebi yolculuğunuzda başarılar diliyoruz. Yolunuz açık olsun Pemra Oğuz.

05.02.2013

Reklamlar